2024/09/09 by Melike KARABACAK YILMAZ · 1 voice
Arts and Humanities · Psychology · Social Sciences · #Ottoman and Turkish Studies #Families in Therapy and Culture #Ottoman Empire History and Society
paper · pdf · doi:10.53568/yyusbed.1515158
openalex publication_date 2024/09/09 · openalex created_date 2024/09/10 · openalex updated_date 2026/05/21
19.yüzyılda Osmanlı Devleti’nin gerçekleştirdiği ıslahatlardan biri ceza hukuku alanındadır. 1840, 1851 ve 1858 yıllarında birbiri ardına ceza kanunları hazırlanmıştır. Bu kanunlarla eş zamanlı kurulan meclisler ve nizamiye mahkemeleri ceza davalarının görülüp karara bağlanacağı organlar haline gelmiştir. Çalışmamızın konusunu oluşturan katl davalarının hem şahıs hem de kamu hukukuyla ilgili olması bu davalarda şer’î ve nizami mahkemelerin aynı zamanda işlev görmelerini beraberinde getirmiştir. Osmanlı ceza hukukunun düalist yapısı bu aşamada devreye girmiştir. Bu mahkemelerin aynı davaları kendi usul kanunlarına göre görmeleri iki mahkemeden farklı sonuçların çıkmasını beraberinde getirebiliyordu. Bu çalışmada cinayet suçlusu kadınların şer’î ve nizami mahkemelerde görülen davaları incelenerek, bahsi geçen düalist yapının ne gibi sonuçlar doğurduğu incelemeye alınmıştır. Kadınların cezalandırmasında toplumsal cinsiyetlerinin bir üstünlük ya da dezavantaj yaratıp yaratmadığı çalışmanın problemlerinden birisidir. Kısas ya da idam cezasına mahkûm edilen kadınların cezalarının hangi şartlarda affedildiği ya da hafifletildiği, bu düalist yapının idam mahkûmları için ne anlama geldiği de çalışmamız içerisinde konu edilen hususlardandır. Çalışmanın ana kaynağını Osmanlı Arşiv’inden temin edilen belgeler oluşturmaktadır. Bu kapsamda, dönemin hukuk literatürü ile güncel akademik çalışmalarının da değerlendirilmesi ile konunun analizi yapılmaya çalışılmıştır.