2025/04/17 by Fatma Gül Karagöz · 1 voice
Arts and Humanities · Psychology · #Families in Therapy and Culture #Islamic Thought and Society Studies #Turkish Literature and Culture
paper · pdf · doi:10.57083/adaletdergisi.1676777
openalex publication_date 2025/04/17 · openalex created_date 2025/10/10 · openalex updated_date 2026/08/01
Bu çalışma Osmanlı arazi hukukunda tapu temessükünün işlevini, 17. yüzyılda Ayntab (Gaziantep) şer‘i mahkemesinden örnekler üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nda tapu temessükü farklı amaçlarla düzenlenmiştir. Tarım arazileri üzerinde uygulanan miri sistemde, toprak üzerindeki kullanım hakkı üretici/köylü/raiyyete sâhib-i arz tarafından devredilmekte, tefvîz olarak bilinen bu işlem karşılığında toprak tasarrufu için bir tapu temessükü düzenlenmektedir. Çalışma kapsamında, 17. yüzyılda Ayntab mahkemesinde görülen olaylar üzerinden, miri arazi için hazırlanan temessük niteliğindeki belgelerin hukukî niteliği incelenmiştir. Çalışmanın birinci amacı, temessükün hazırlanmasına dair bazı soruları kapsamakta, bu belgenin kim tarafından, hangi tip araziler için düzenlendiği ve belgeyle verilen yetkinin kapsamı gibi soruları cevaplanmaktır. İkinci olarak temessük tipi belgenin mahkemede delil olarak kullanıldığı olaylarda, ıspat bakımından işlevi değerlendirilmiştir. Bu belge her zaman tek başına delil teşkil etmese de kâdı huzurunda ibraz edilmesi toprağı tasarruf edenler açısından bir tür güvence sağlamaktadır. Ancak, bazı davalarda temessük, karşı tarafın ikrarıyla birlikte delil kabul edilirken bazılarında temessükün içeriğinin İslam hukukuna uygun biçimde, iki şahitle kanıtlandığı dikkati çekmiştir. Bazı kayıtlarda ise elinde bir temessük bulunduran raiyyet mahkemeden ayrıca hüccet talep etmiştir. Bu durum, temessükün önemli bir delil teşkil ettiğini, ancak İslam hukuku kuralları çerçevesinde ancak şahit veya ikrar ile birlikte hak ispatı sonucunu doğurduğunu göstermektedir.